Rıfat Ilgaz' ı

Rıfat Ilgaz' ı

MHP ve HDP oyunu


Bir tarafta iki büyükler AKP ve CHP.
Öte yanda iki “küçük” parti.
13 yıldır iktidar olan AKP karşısında “iktidarın 7 Haziran’dan sonra değişip değişmeyeceğini”, iki küçüğün “zemini ve arkasındaki güçler” belirliyor. Aslında bu bir demokrasi ve demokratikleşme kavgası değil.
Onun yanında “Ortadoğu’daki yeniden yapılanma ve küresel güçlerin yeni sınırlar çizme girişimlerinin” Türkiye’ye ve bölgeye yansımalarıdır.
CHP Batı’ya, Batılı değerlerine sosyal demokrasi çizgisinde yaklaşmaya çalışıyor.
AKP, Batı ile ilişkilere karşı değil ancak “derin İslamlaşma ve Ortadoğululaşmayı” temsil ediyor ve uyguluyor.
HDP ve geçmişindeki oluşumlar (örgütler), “Kürtlerin özyönetime etkili katılımları noktasından bağımsız Kürdistan’a kadar” geniş bir açı içinde oynuyor.
Üstelik giderek ilerliyorlar ve Batılı küresel güçleri arkalarına alıp meşrulaşarak. Demokrasiyi tramvay gibi, en iyi kullanan onlar.
MHP, Türkiye’deki açılımlar konjonktüründe kendisine, “karşı koyma zemini yakalamış” bir çizgide ilerliyor.


Ya Davutoğlu koalisyonu kurulacak... Ya da RTE’nin erken seçim hükümeti

RTE -  Davutoğlu güç çarpışmasına doğru giderken...
Dün demiştik ki “Ortada iki lider ve iki ayrı strateji var, çarpışıyorlar, farkında mısınız” ve RTE’nin bugüne kadar “mutlakiyetini” dayandırdığı Meclis’te çoğunluğu yeniden ele geçirmek için en uygun ve kısa zamanda seçime yönelik politikalar uygulayacağını yazmıştık.
Bir nokta daha: Seçimlerde aldığı yenilgi aynı zamanda partisi içinde de “güçsüzleştirici etki” yapmak zorundadır. Bugüne kadarki sürekli “tek adam” inşası, sandıktan sürekli çoğunluk iktidarı çıkarması sayesindedir. Bunu da sürekli meydanlarda nutuk atmak, milleti birbirine düşürmek, günde beş posta konuşarak sağlamıştır. RTE bu sayede “alan hâkimiyeti” kurmuştur!
Onca kurucu vb. “baba” adam, RTE’nin yanlış ve hatalı politik uygulamalarına rağmen suspus oldu, boyun eğdi, güçsüz kaldı, ona uydu, sesini çıkartamadı... Bu kötülüklerin birer parçası oldular. Çünkü RTE’nin kariyeri hep zirvedeydi. Onunla mücadele etmek zordu... Erken davranıp başkaldıranların nasıl dışlanıp silinip gittikleri biliniyor.

İSTİSMARCLIKTA ÇOK YETENEKLİLER ÇOKK.

Nurullah AYDIN
Her canlı da farklı yetenekler vardır. İnsanlarda ve hayvanlarda bu değişir. Eğitim, sosyal çevre gibi etkenlerle kişideki yetenekler geliştirilebilir veya köreltilebilir.
Hırslı muhteris tipler belli olur. İktidar, servet, şöhret için varolan özelliklerini, yeteneklerini ya kendileri ya başkaları fark eder ve kullanıma hazır hale getirilir.
Kullanılan, kullanmayı da iyi bilir.
İnsanlar; iktidar gücü elde etmek, servet edinmek için hertürlü yöntemi uygulamaktan kaçınmaz. Bu yöntemler farklı olabilir.
Servet, makam, yetki, şöhret, insan ruh dünyasında farklı kimlik ve kişilik oluşturur.
Türkiye’de aydınlar da, siyasetçiler de, gazeteciler de, akademisyenler de şaşkın, halk da şaşkın. Her gün çelişen haber, bilgi, açıklama bombardımanı altında bir ortam var.
Kim ya da kimler neye karar verdi, kim ne düşünecek, ne yapacak belirsiz.
1200 yılından beri düşüncede, bilimde, teknolojide yeni atılım yapılamaması ile ilerleme kalkınma olamayacağını anlayanlar, çözüm olarak batıyı taklide yöneldiler.