Mehmet Ali Güller
Aydınlık bir Türkiye için…
Terör devletlerine doğru
BM Genel Kurulu “Yabancı terörist savaşçılarla” mücadele için 2178 sayılı bir karar aldı:

1. “Bu karar yabancı savaşçıların örgütlere üye olmalarının, organize edilmelerinin, bu amaç ile yolculuk yapmalarının ve bu savaşçıların seyahat ve aktiviteleri için finansal yardımların önüne geçilmesini zorunlu kılıyor.

2. “Kendi vatandaşları ya da diğer ülke vatandaşlarından terörist faaliyetler amacıyla ülkelerin topraklarını kullananlar, kendi vatandaşları tarafından veya başka bir şekilde ülkelerinde yabancı savaşçıların seyahat edebilmesi amacıyla toplanan mali kaynaklar ve yabancı savaşçıların seyahat edebilmelerini kolaylaştıranlar hakkındaki kovuşturmalara izin veren yasaların olması zorunlu kılınıyor.

3. “Terörist amaçlarla ülkeye girenler ya da geçiş için ülkeyi kullananların engellenmesi zorunlu kılınıyor.” (Gülsüm Boz, Ankara Strateji Enstitüsü, 25 Eylül 2014)

Kuşkusuz bu karar en çok Türkiye’yi ilgilendiriyor.

Peki Ankara bu kararı nasıl uygulayacak? Bu kararı ABD’nin talebiyle IŞİD’e karşı uygulamaya kalkan AKP Hükümeti, Suriye’ye karşı desteklediği diğer örgütleri bu karardan nasıl muaf tutacak?

TERÖRE KARŞI TERÖR KONSEPTİ

Sorunun yanıtı ABD Başkanı Barack Obama‘nın açıkladığı yeni konsepttedir. Anımsayacaksınız, Obama‘nın IŞİD stratejisini, “teröre karşı terör” konsepti olarak nitelemiştik. Zira Obama‘nın açıkladığı stratejinin ruhu, şu üç gerçeğe işaret ediyordu:

1. ABD, hedef ülkede terör örgütlerini destekleyecek.

2. ABD, desteklediği terör örgütünü zamanı geldiğinde hedef ilan edip, ona karşı başka terör örgütlerini destekleyecek.

3. ABD, terör örgütleri üzerinden taşeron ülkeler ile hedef ülkeleri karşı karşıya getirecek.

Diyebilirsiniz ki ABD bunu zaten yapıyordu. Haklısınız, hatta çok gerilere gitmeden, son üç yıldır Suriye’de yaptığının bu olduğunu bile kolaylıkla söyleyebiliriz.

Ama artık şu farkla: ABD teröre desteğine yasallık kazandırıyor!

‘EĞİT-DONAT’ İLE TERÖRE DESTEK

Örneğin ABD daha önce de Türkiye’de, Ürdün’de, Suudi Arabistan’da terörist yetiştiriyordu. Kimi ABD Senatörlerin bu konuda itiraf nitelikli açıklamaları vardı.

Örneğin Senatör Rand Paul, “IŞİD’i biz silahlandırdık” diyordu. Örneğin Senatör Richard Black “her ay Türkiye’de 250 cihatçıyı eğitiyoruz” diyordu.

Obama‘nın “teröre karşı terör” konseptiyle, bu iş yasallaştırılıyor!

O nedenle de ABD Kongresi, önce Temsilciler Meclisi’nde, sonra da Senato’da Obama‘nın “Suriyeli muhalifleri silahlandırma ve eğitme” yasasını onayladı.

Bu yasaya göre önceleri ABD’nin her yıl Suudi Arabistan’da 5 bin Suriyeli muhalifi eğitip silahlandıracağı belirtiliyordu. Ancak Erdoğan‘ın ABD gezisi sonrasında bu sayının 12 bine çıktığı ve Suudi Arabistan’a Türkiye’nin de eklendiği görülüyor.

Demek 7 bin “muhalif” ülkemizde eğitilecek!

Evet öyle görünüyor. Zaten Erdoğan New York dönüşü açıkladığı 3 maddelik yol haritasında, bu gerçeği “eğit-donat” başlığı altında ortaya koymuştu!

Yani “teröre destek” ABD’den sonra Türkiye’de de yasallaşacak!

Hukuka aykırı bu yasallık girişiminde, tıpkı ABD’nin yaptığı gibi “ılımlı muhalif”, “seçilmiş muhalif” gibi yeni sınıflandırmalara ihtiyaç duyulacak!

TERÖR ÖRGÜTLERİ ÜZERİNDEN SAVAŞLAR DÖNEMİ

Bu durum artık yeni bir sürecin başladığına işaret etmektedir.

Ülkeler, kendi çıkarlarına uygun olarak terör örgütlerini daha önce de destekliyordu. Hatta bu işin uzmanı olan ABD, kendi terör örgütüyle çarpışsın diye yeni bir terör örgütü bile kuruyordu. Ama bunu dolaylı olarak, istihbarat kurumlarının denetiminde yapıyorlardı…

Çeşitli ülkelerin kendi El Kaide örgütlerinin olması ve IŞİD ile En Nusra gibi örgütlerin üyelerinin yüzde 30’unun Batı’dan olması, bu gerçeğin bir sonucuydu…

Ancak IŞİD’in Musul’u işgaliyle başlayan şu yeni süreçte, artık devletler teröre açıktan destek verme dönemine girmiş oldu.

11 Eylül 2001’den itibaren geliştirilen konsept içinde istihbarat kurumları aracılığıyla yönledirilen terör örgütlerinin dolaylı faaliyetlerinin yerini, artık terör örgütleri üzerinden açık savaşlar alacaktır!

Bu yeni konsept, özelleştirilmiş savaşlardaki etkin unsurları da, Gladyoları da önemli değişikliklere uğratacak. O nedenle önümüzdeki dönemde bu konuya yeniden eğileceğiz.

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi


BOP bitmedi... Asıl BOP’la yeni tanışıyoruz!

MUSTAFA MUTLU:
Güneydoğu sınırlarımız darmaduman...
Bütün terör örgütleri fink atıyor!
Onlar yetmedi şimdi bir de ABD çıktı başımıza:
Önceden yetiştirip bölgeye saldığı teröristleri avlamak bahanesiyle topraklarımızın birkaç kilometre ötesini bir kez daha bombalıyor!
Bazı arkadaşlar bu durumu yorumlarken ısrarla, Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) çöktüğünü söylüyor...
Kusura bakmayın ama bu hayâl...
BOP’un çöktüğü falan yok!
Çöktüyse de karabasan gibi bölge insanının üzerine çöktü!

BOP’un amacı, “İslam dünyasını demokratikleştirme” kılıfı altında Müslüman’ı Müslüman’a kırdırmak değil miydi?

Türkiye kafir ülke mi?

Uğur Dündar:
Sev­gi­li okur­la­rım,
Tür­ki­ye, Cum­hu­ri­ye­t’­in ku­rul­du­ğu 1923’ten bu ya­na la­ik­li­ği be­nim­se­di­ği için, ba­zı­la­rı­nın gö­zün­de dar-ül harp, ya­ni ci­hat ilan edil­me­si ge­re­ken “ka­fi­r” bir ül­ke­dir.
El Kai­de, IŞİD, El Nus­ra, Bo­ko Ha­ram ve Tay­yip Er­do­ğa­n’­ın ye­re gö­ğe sığ­dı­ra­ma­dı­ğı Müs­lü­man Kar­deş­le­r’­den ki­me so­rar­sa­nız so­run, “Tüm la­ik­ler küf­far­dır, Tür­ki­ye de ka­fir ül­ke­di­r” ce­va­bı­nı alır­sı­nız.

Bel­ki ba­zı­la­rı­nı­zın gö­zün­den kaç­mış ola­bi­lir.
Hal­kı­mı­zın yüz­de 18’i IŞİ­D’­i, te­rör ör­gü­tü ola­rak gör­mü­yor.
Ame­ri­ka­’ya gi­de­ne ka­dar Tay­yip Er­do­ğan da gör­mü­yor­du. Ora­da ağız de­ği­şik­li­ği yap­tı ve “I­ŞİD te­rör ör­gü­tü­dü­r” de­di. Ama IŞİ­D’­e yö­ne­lik sal­dı­rı­la­ra ka­tıl­mak için ba­zı şart­lar öne sür­dü. Ba­kar­sı­nız yur­da dö­nüş­te yi­ne es­ki söy­le­mi­ne dö­ner ve ge­rek­çe ola­rak da Su­ri­ye­’de Be­şar Esa­d’ın hâ­lâ ik­ti­dar­da ol­ma­sı­nı gös­te­rir. Çün­kü Be­şar Esad la­ik, Su­ri­ye de, ci­hat ya­pıl­ma­sı ge­re­ken ka­fir ül­ke…

Türbanı sen gözüne bağlasan…

Bekir Coşkun:
Çünkü burada sorun kadınlar değil…
Sorun; kadının saçının ucunu görünce maazallah azgınlaşan ve tehlikeli bir vaziyet gösteren erkekler…
Sen…

“Damacana gibi oval cisimlere öyle fazla bakmak iyi değildir”
demedi mi?..
Yani kadın olmak, olmamak da önemli değil…
Damacana olmak bile tehlike…

Arabanın oval tamponunu okşayan olursa vur bence…
Namus meselesidir…
Ya da sen de krikonu çıkart göster…


İZMİR'İ KİM YAKTI ?

http://panteidar.files.wordpress.com/2010/04/izmiryangini00021.jpg?w=300&h=192
Sonra, 9 Eylülde İzmir’e girdik
ve Kayserili bir nefer
yanan şehrin kızıltısı içinden gelip
öfkeden, sevinçten, ümitten ağlıya ağlıya,
Güneyden Kuzeye,
Doğudan Batıya,
Türk halkıyla beraber
seyretti İzmir rıhtımından Akdeniz’i.

(Nazım Hikmet’in Kuvayi Milliye Destanından )