English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

Halifeliğin Kaldırılması

Halifeliğin Kaldırılması

.

.

.

.

En son yutturmaca!

Emin Çölaşan:
Sevgili okuyucularım, şimdi PKK ile yeniden pazarlık masasına oturdular. Hayal aleminde yaşıyorlar desem olmaz... Çünkü hayal aleminin bu kadarı olamaz.
O halde geriye bir tek şey kalıyor:
PKK’yı seçim öncesinde bize yutturmaya kalkışıyorlar...
Efendim uzlaşmışlar da, PKK silah bırakmaya razı olmuş da...
Yalanın da bu kadarı olmaz.
Silah bırakmış bir PKK sudan çıkmış ölü balık gibidir.
Öyle bir terör örgütüdür ki, bütün beslenmesi silahtan, adam öldürmekten, vur kaç eylemlerinden ve uyuşturucu ticaretinden gerçekleşir.
Silah bırakacakmış!
Tamamı yalan, tamamı palavra.
Bütün amaç seçim öncesinde Türk Milleti’nin ağzına yenidenbir parmak bal çalıp uyutmak...

Dolmabahçe yalanları!

Arslan BULUT
Anadolu Ajansı, Dolmabahçe Sarayı’nda AKP’li bakanlar ile PKK’nın siyasi kanadı HDP’liler arasında yapılan ortak açıklamayı, “huzur havası”  başlığıyla yayınlıyor!
Ajans, silah bırakma çağrısı yapıldığını, bunun da vatandaşları gelecek adına umutlandırdığını ispat amacıyla,  “Alevi kanaat önderi”  diye tanımladığı Adıyaman’dan Hasan Doğan’ın  “En çok tek bayrak ve tek millet vurgusundan etkilendim”  sözlerini haber diye yayınladı...
Bir Alevi vatandaş bulup onun üzerinden çözüm süreci denilen; ulus devleti federe devletçiklerden veya eyaletlerden oluşan ve Irak, Suriye gibi ülkelerle de sınırı olmayan bir konfederasyona dönüştürme operasyonunu halk onaylıyor görüntüsü veya algısı oluşturmak için haber yapmak...
Bu da bir operasyon değil mi?

Bellek siliciler

Soner Yalçın:
Yazının başlığını açıklayacağım...
Önce size Yaşar Kemal’i anlatmalıyım...
Yaşar Kemal’in “Demirciler Çarşısı Cinayeti”; “o iyi insanlar, o güzel atlara bindiler çekip gittiler” cümlesiyle başlar ve aynı cümleyle biter!..
Dünyayı dolaşan genç bir adam günün birinde güzel bir şehre gelir. Bu şehrin insanları dünyanın en konuksever insanlarıdır. Atları da dünyanın en güzel atlarıdır. Tüm şehir halkı mutludur. İnsanlara ve atlara hayran kalan genç adam bir süre sonra  bu mutluluk şehrinden ayrılır. Yıllar sonra,  yaşlılığında yine o şehre gelir ve gördüklerine inanamaz. Her şey değişmiştir; o iyi insanlardan ve güzel atlardan eser kalmamıştır. Ovalar, çayırlar, ahırlar bomboştur. Herkes mutsuzdur; selamını bile alan yoktur. Gezgin adam yaşlı bir adama yaklaşıp sorar; “ne oldu?” Yaşlı adam şöyle der: “O iyi insanlar, o güzel atlara bindiler çekip gittiler.”
Evet...
Adaletin, eşitliğin, özgürlüğün olduğu altın çağ geride kalmıştır; mert, yiğit, onurlu, çalışkan, yardımsever insanlar çekip gitmişlerdir. Geride kalan, kokuşmuş bir düzendir..!

Yaşar Kemal

Yılmaz Özdil:
Dönemin başbakanı Süleyman Demirel, Yaşar Kemal’in bütün kitaplarını okuduğunu söyleyince, Yaşar Kemal ne demiş biliyor musunuz... Nah okumuştur!
Özeti budur.
 
İnce Memed
Yer Demir Gök Bakır
Ölmez Otu
Karıncanın Su İçtiği
Binboğalar Efsanesi
Nah okunmuştur.
Çünkü okusaydık eğer...
Memleket böyle mi olurdu?
Aşkı yazdı mesela.
Sevdayı anlattı.
O halde nedir bu kadın infazları?
Fukaralığı haykırdı, insan insanı sömürmesin artık diye çırpındı.
Anlamış gibi mi görünüyoruz?
Yoksa, 29 dile çevrilmişken...
Anladığımız dilden mi konuşmadı?
Edebiyatın ırgatıydı.
Mazlumların yanındaydı.
Ağalık düzenini tasvir etti.
E boşuna mıydı hepsi...